Rüyada Kendisinin veya Başkalarının Seviştiğini Görmek, Cinsel İlişkiye Girmek Ne Demek? Diyanet Tabiri

Nikah düşmeyen bir yakını ile cinsî ilişkide bulunduğunu gören kimse, o yakınma karşı saygı ve sevgisini yitirir. Rüyada cennet hurilerinden birisiyle sevişmek bulunan kimse, sevinç ve ferahlıkla dinî bahislerden hayırlı bir şey duyar. Evli bir kadının, başka bir kadınla cinsel ilişkide bulunması, kocasından ayrılacağına işaret eder.

Rüyada Biriyle Sevişmek veya Sevişen İnsanlar Görmek Neye İşarettir?

Rüyada birbiriyle sevişmekte olan iki kişi görmek : Çevrenizde çok sevilen bir kimse olduğunuza işarettir. Birbiriyle kucaklaşan iki kişi görmek : Karınızla (kocanızla) kavga edeceğinize işarettir. Rüyada cinsel ilişkide bulunmak yolculuğa ve dünyada murad ettiği şeye kavuşmaya delalettir.

Rüyada Cinsel Organını Görmek

Rüyada kadının cinsel organını görmek, sıkıntı içinde bulunan kimsenin sıkıntıdan kurtulmasına, ihtiyaçlı kimsenin ihtiyacını gidermesine, bekar kimsenin evleneceğine, bir yolculuğa çıkmaya, ortaklık kurmaya, sırları açıklamaya, maden ve gizli şeyleri tanıyıp anlamaya işarettir. Kadının tenasül uzvu, yüzün döndüğü kıbleye ve mihraba, insanın sır kapısına ve hamama işarettir. Rüyada gördüğü kadın cinsel organında faydalanan kimse, kendisine emanet olan bir maldan tasarruf eder. Rüyada erkeklerde kadın organı, kadınlarda da erkek organı görülmesi, erkeğin kötü haline ve zillete düşmesine, kadının ise metanet ve erkek karakterine sahip olduğuna işaret eder. Rüyada bir kadının cinsel organına su girse, o kadının çocuğu olur. Rüyada eşinin cinsel organını emdiğini gören kimse ferahlığa erişir. Karısının poposunu, arka tarafından görse, o kimsenin umduğu dostluk ve sevgi nefret, kin ve uzun süren bir düşmanlığa dönüşür. Kendisinde her iki cinsel organın bulunduğunu gören kişi, eşinin yanında itibarlı olur.

Erkeğin, kendisinde kadın cinsel organı görmesi iyi sayılmaz. Karısının cinsel organını gören kimse sıkıntıdan kurtulur. Organının büyüdüğünü görmek geçiminin kolaylaşacağına işarettir. Ateş çıktığını görmek, lider bir çocuk sahibi olmakla yorumlanır. Erkek cinsel organı şöhret, evlat ve iyi anılmayı, nesli ile övünmeyi temsil eder. Birden fazla organının bulunduğunu gören erkeğin çok çocuğu olur. Organının bulunmadığını görmek, neslin tükeneceğine işarettir.

Rüyada Cinsel İlişkiye Girmek

Rüyada cinsî münasebette bulunmak büyük bir rütbeye işaret etmektedir. Büyük ve makam sahibi bir kimse ile bu ilişkiyi yaptığını gören kimse, onun aracılığı ile bazı faydalar sağlar. Birçok kimse ile ilişkide bulunduğunu görmek, halkın faydalanacağı iyi ve hayırlı işler yapmaya veya politikacı ise kazanacağına işaret eder. İhtiyar bir kimse ile cinsî ilişkide bulunmak çok servet anlamına gelmektedir. Çirkin biriyle istemeden cinsel ilişkide bulunmak sıkıntı ve üzüntüdür. Tanımadığı bir kimse ile cinsî ilişkide bulunan kimse, servetini israf eder. Hayvanlarla ilişkide bulunduğunu gören kimse, gücünün son noktasına ulaşır.

Bir kimse rüyasında ölü bir kimse ile veya ölmüş birisini kendisi ile münasebette görse, o kimsenin öleceğine işarettir. Bir kadınla rüyada cinsî ilişkide bulunan kimse büyük bir zattan iyilik görür. Gerek kadına, gerekse kıza rüyada cinsel birleşmede bulunmak murada erişileceğine işarettir.

Diyanet Rüya Tabirlerine Göre: Rüyada Cinsel İlişki

Yaşantımızın önemli bir parçasını oluşturmasına ve “doğal güdüler” arasında ilk sıralarda değerlendirilmesine rağ­men, aşk ve cinsellik temaları içeren rüyalar çoğunlukla şaşırtıcı ve kafa karıştırıcı olur. Gerçek yaşamda ilişkilerin izlediği gelişme sey­riyle düşlerdeki aşklar arasında genellikle fazla benzerlik olmaması bir yana, rüyada sevgiliyle sevişmek, büyük bir heyecanla romantik hisler beslediğiniz düşteki sevgilinizin, gerçek yaşamda var olmadığını anladığınız uyanmanın o ilk saniyelerinde, ister istemez “Şimdi bu da nereden çıktı?” dersi­niz içinizden.

İslami Rüya Yorumcularına Göre: Rüyada Sevişmek

Gerçekte olmayan bir sevgili ve gerçekte yaşanmayan bir romantik ilişki birkaç dakikalık süre içinde sizi o denli etkilemiş­tir ki, uyandığınız anda, gerçekten çok sevdiğiniz birinden ayrılmış gibi hissedersiniz kendinizi. Nasıl olabilir ki böyle bir şey?
Aslında hiç de ilk başta göründüğü kadar şaşırtıcı değildir durum. Sürekli sözünü ettiğimiz, içinizdeki becerikli film yapımcısı, düşleri­nizi üretirken yalnızca mekân, nesne ve aktörlerin gerçek yaşamda­ki örneklerinden birer kopya üretmekle kalmaz; çoğunlukla duygu­larınızın ve geçmiş duygusal deneyimlerinizin de “klonlarım” kulla­nır. Başka bir deyişle, yaşamınızda bir ya da birkaç kez tatmış oldu­ğunuz âşık olma ve sevdiğinden ayrılma ruh halleri, düşlerinizde ba­zen bir kimyager titizliğiyle yeniden yaratılır ve bu sayede uyandığı­nız ilk saniyelerde bu duyguları gerçekmişçesine yeniden tadarsınız.

Dini Rüya Ansiklopedisi: Rüyada Cinsel Münasebet

Düşlerdeki sevgililer ve âşıklar, her zaman hayali karakterler değil­dir elbette. Bazı uzmanlar, bazen romans ve cinsellik içeren düşle­rin, gerçek yaşamda ilgi duyulan ama yakınlaşılmayan kişilerle haya­li buluşmaları yarattığını ve belki bir anlamda “sanal deneyim’lere kapı açtığını düşünüyorlar. Ne var ki, bu konuda genel yargılar oluş­turmak çok güç, çünkü bir başka uzman grubuna göre düşlerde or­taya çıkan aşk ve cinsellik deneyimleri, sanıldığının aksine, bazen aşktan çok daha farklı ve geniş kapsamlı anlamları içerebiliyor. Da­ha farklı bir anlatımla, aşk ve cinsellikteki ilişki biçimleri ve kuralla­rı, yaşamdaki başka bir ilişki ya da etkinliği anlatırken, şablon olarak kullanılabiliyor. Bu nedenle romantik ya da cinsel rüyalarınızın yal­nızca aşk ve seks güdülerinizle ilgili olduğunu düşünmeyin; bu sizi yanılgılara götürebilir.

Yaş Dönemlerine Göre Romantik Düşler

Çoğu insan, yaşamı boyunca defalarca aşk, romans ve cinsellik içe­ren düşler görür. Bu düşler, bazen yaşanmakta olan gerçek ilişkile­rin karikatürize edilmiş kesitlerini sergiler, bazen de gerçekleşme­miş ama gerçekleşmesi istenen ilişkilerle ilgili olası senaryo parça­cıklarını içerir. Çoğu kez de, girişte belirttiğimiz gibi, “sanal sevgi­lilerle yaşanan deneyimler sahnelenir düşlerimizde. Ama her nasıl olursa olsun, bu düşlerin her insanda her zaman aynı karakterde or­taya çıkmadığını, belli yaş dönümlerine göre değiştiğini söyleyebili­riz. Sırasıyla bunlara kısaca göz atalım:

Ergenlik Çağı: Rüyada Seksüel Sahneler

Duygusal ilişkilere yönelik isteğin ilk kez ortaya çıktığı ve cinsel dür­tülerin bilincine varıldığı ergenlik dönemlerinde aşk, romans ve cin­sellikle ilgili düşler, tıpkı o yaşta bir insanın hayata ve olaylara bakı­şı gibi düz ve çocuksudur. Bunu en basit biçimiyle, “Seviyor – sev­miyor” ikilemini test ettiğimiz “papatya falı” örneğiyle açıklayabiliriz. Cinselliğini ve duygularını fark eden ergenler için, ilişki biçimlerine duyulan ilgi, yetişkinleri taklit etmeye yönelmekle anlatım bulur bel­ki ama, bu yalnızca bütün taklitçiliklerde olduğu gibi, yüzeyseldir. Henüz duygusal derinlikler söz konusu olmadığı ve çapraşık deneyimlerle tartışılmadığı için ilişki ve yakınlaşma,“cazibe” kavramıyla sı­nırlıdır ergenlerde genellikle. Kendi duygularını anlamaya çalışırken, onda istek ve heyecan uyandıran kişileri hep o cazibe ölçüsüyle de­ğerlendirir.

Dolayısıyla bu tür düşleri görmeye başladığında, karşı­sındaki partneri (eğer hayali bir sevgili değilse) “okulun en popüler kızı” ya da “mahallenin yakışıklı delikanlısı” olacaktır. Gerçek yaşam­da duyulmaya başlanan ilgi, ilişki ve yakınlık isteğini de birlikte getir­diği için, bir ergenin düşlerinde bu tür gerçek bir kişiyle ilgili görü­len düşler, dolambaçsız ve dürüst biçimde o insana yönelik duygu­larla açıklanabilir. Bazı durumlarda bilinçdışımız, biz algılamadığımız halde, yakınımızdaki insanın bize yönelik bu tür bir eğilimini hisset­miş ve bunu bize iletmeye karar vermiş de olabilir tabii. Ama önemli olan nokta şudur: Ergenlerin aşk, cinsellik ve romans düşle­rinde çapraşık duygular ve ağır simgeselliklere rastlanmaz. Doğru­dan doğruya,“cazibe”nin etkisinde yaşanan istek ve heyecanların bi­linçaltında kurgulanmasının sonucudurlar ve mesaj açıktır. “Ben on­dan hoşlanıyorum ve ona daha yakın olmak istiyorum.

Yirmili Yaşlar ve Düşlerde Cinsel İlişkiler

Yetişkinliğe ilk adımların atıldığı, ancak duygusal anlamda gençliğin ve hatta “çocuksuluğun” sürdüğü yirmili yaşlarda, ilişkiler ve karşı cinsle bağlantılı düşünce ve değer yargılarında da belli bir olgunlaş­ma ve seçicilik ortaya çıkmaya başlar. Artık tek başına “cazibe” ye­terli olmamaya başlamıştır bizim için; bir ilişkide bundan fazlası ol­ması gerektiğine ilişkin beklentiler biçimlenmeye başlamıştır. Cinsel güdüler ve heyecan faktörü belki hâlâ cazibe unsurundan güçlü bi­çimde etkilenir. Fakat, bir insanla yaşanacak beraberlik deneyimi, da­ha net bir ifadeyle “sevgililik”, daha çok şeyi gerektirir olmuştur. Günlük yaşamda yapmaktan hoşlandığımız, bize keyif veren şeyleri paylaşabileceğimiz biri olmasını isteriz sevgilimizin.

Artık ergenlik çağında olduğu gibi birlikte geçirilen birkaç saatlik kısa zaman dilim­leri ve ilk ilişki heyecanının itici gücü söz konusu değildir. Karşı cins­le ilişkilerin, yaşamımızın içine daha geniş biçimde sızmaya ve onun­la bütünleşmeye başlaması söz konusudur. Bu durumda, yalnızca fi­ziksel olarak hoşlandığı biriyle birlikte olmak, genç yetişkin için ye­terli olmayacaktır. Aynı şeylere ilgi gösterilmeli, birlikte çok çeşitli etkinlikleri paylaşarak bundan keyif duyulmalıdır. İşte karşı cinsle il­gili derinleşmeye başlayan duygular ve ortaya çıkan yeni beklentiler, bu yaş grubundaki insanların düşlerinde de kendini belli etmeye başlar.

Hayali kişilikler, düşsel sevgililer daha sık ortaya çıkar; çünkü beklentiler rafineleşmeye başlamıştır ve gerçek yaşamda karşılığı bulunamayan nitelikler, düşlerde hayali sevgililere yakıştırılır. Bazen de, gerçek yaşamda herhangi bir cinsel yakınlığın “tabu” sayılabile­ceği bir aile büyüğüyle ya da akrabayla yaşanan cinsel deneyimlerin ortaya çıktığı düşler görülür. Uyandıktan sonra sıklıkla tedirginlik ve utanç duygusu yaratan bu tür düşlerin son derece sağlıklı olduğunu ve genç insanın kendini tanımaya başlamasına yardım ettiğini vurgu­lamak gerekir. O düşte karşımıza çıkan “tabu” kişi, gerçek yaşamda da onunla böyle bir deneyimi yaşamak istediğimizi anlatmaz. Yalnız­ca, ilişki beklentilerimizin bir “modeli” ya da şablonu olarak işlev görmüştür ve beklentilerimizin “yetişkinleşmekte” olduğunu göste­rir.

Olgunluk Dönemi: Otuzlu ve Kırklı Yaşlar

Otuzlu yaşlar, deneyimlerimizin iyiden iyiye artmakta olduğu; yaşam ve ilişkiler üzerine epey şeyler öğrendiğimizi fark ettiğimiz bir dö­nemi içerir. Aşk ve cinsellik üzerine, yetişkinlerin birbirlerine karşı uyguladıkları “güç ve hegemonya” oyunlarının çoğuna aşina olmu­şuzdur artık. İlişkilerin nasıl karmaşık duygular üzerinde biçimlendi­ğine defalarca tanık olmuş; istikrarlı ve huzurlu bir ilişkinin önemini kavramaya başlamışızdır. Bu nedenle, söz konusu yaş dönemindeki insanların aşk ve cinsellik üzerine gördükleri düşler, genellikle iki ana eksen üzerinde yoğunlaşır. Sahip olunan, üzerine emek veril­miş sağlıklı ve huzurlu bir ilişkinin değerini bilme ve onu koruma kaygısı ya da aksi durum söz konusuysa, var olan ilişkinin yarattığı rahatsızlık ve doyumsuzluklar.

Her iki durumda da düş senaryosunun en sık kullanılan malzemesi, geçmiş ilişkiler ve deneyimlerdir. Mutlu ve sağlıklı bir ilişki yaşanıyorsa, geçmişteki olumsuz deneyim­leri anımsatıp bugüne uzanan bir köprü kuran düşler oldukça tipik­tir. Yolunda gitmeyen bir ilişki yaşanıyorsa da, genellikle ya “eski gü­zel günler”den aşk enstantaneleri, eski sevgililer çıkar ortaya ya da yirmili yaşlarda olduğu gibi,“düşsel sevgililer”.

Ellili Yaşlar ve Olgunluk

Orta yaş olarak kabul edilen dönemle birlikte, duygusal ilişkilerde deneyimi alabildiğine artmış bireyler söz konusudur artık. Yaşamla ilgili sınıflanmış “anı deposu”, hemen her ilişki ayrıntısına yönelik bir ya da birkaç örneği içeriyordur: İhtiras, sevecenlik, öfke, paylaşma zevki. Bu anı deposu, yaşamdaki var olan ilişkiler için de bir “örnek desenler katalogu” sunmaya başlamıştır. Dolayısıyla, deneyim ve bu “katalog” aracılığıyla ilişkilere bakış daha farklı, daha olgun ve daha gerçekçi bir biçim alır. Ergenlikten yetişkinliğe geçişin ilk diliminde ortaya çıkan “yüksek beklentiler” söz konusu değildir artık. Sıkça kullanılmaya başlanan değer yargısı, “asgari müştereklerde buluş­ma” haline gelmiştir.

Bir ilişkinin sağlıklı biçimde yürüyebilmesinin sırrının, karşılıklı ve isteyerek verilen ödünler olduğu yaşanan de­neylerle iyice anlaşılır. Böylece “düşsel sevgili” prototipi de ciddiyeti­ni ve anlamını yitirmeye başlar. Ellili ve altmışlı yaşlarda görülen aşk ve romans düşleri, gerçek yaşamdaki ilişkinin olumlu ve olumsuz yönlerine karşı bilinçaltının verdiği tepkilerdir. Bu tepkilerin düş di­linde ifade edilmesi de genellikle, şu sözünü ettiğimiz “örnek desen­ler kataloğu”ndan seçilmiş parçalarla olur. Dolayısıyla, yıllar önceki eski bir ilişkinizi içeren bir düş görseniz bile bu çok büyük bir sık­lıkla bugün süregelen ilişkinizdeki bir yöne dikkat çekmek için kul­lanılmıştır bilinçaltınızca. Eski partnerlerinizi, bu katalogda onlar için uygun gördüğünüz niteliklerden oluşan “logo”lar halinde sınıflamışsınızdır. Bu logoyu, var olan ilişkinizle ilgili bir soruna dikkat çek­mek için “işaret” olarak kullanıyorsunuzdur.

Yetmiş, Seksen ve Doksanlı Yaşlar

Yaşamın ilerleyen evrelerinde, yani “yaşlılık” olarak adlandırdığımız dilimde, ilişkilere ve aşka bakışımız, daha “saf” ve katışıksız hale ge­lir. Engin deneyim birikimi ve yaşanıp giden onca şey, bizi aşk ve iliş­kinin doğasına, çekirdeğine yönlendirir. Tek ve tipik görünümlere sahip bir “aşk ideali” olmadığını çok iyi biliyoruzdur artık. Genel­de “aşk” etiketiyle tanımlanan duygusal sürecin, çok fazla görünümü olduğuna tanıklık etmişizdir. Bu nedenle, bütün farklılıkların ya da tam tersine “tektipliğin” ötesinde, aşk ve sevginin, tıpkı kimyasal bir bileşiği oluşturan moleküllerin temelindeki elementler gibi, en basit ve en temel özünü dikkate alır, ona değer veririz. Bu, paylaşım, sı­caklık, özveri ve gerçek “birlikte yaşam kültürü”dür.

Dolayısıyla, yet­mişli, seksenli ve doksanlı yaşlarda görülen düşlerde çıplak cinselli­ğe rastlansa bile bu, heyecan verici güdülerden çok yakınlığa ve bü­tünleşmeye verilen değeri vurgulamaktadır. Düş senaryosunun gör­sel unsurlarıysa, çoğu kez anılardan seçilmiştir. Her şeye karşın, “gerçek aşk vardır” teması varlığını hissettirir bu düşlerde.

islami rüya tabirleri

Düş Sevgilileri ve Rüyada Sevişmek

Daha önce de belirttiğimiz gibi, ergenlik çağından itibaren, yakın çevremizdeki insanlarla ilgili romantik ya da cinsel unsurlar içeren düşlerle sık sık karşılaşabiliriz. Bu insanlarla gerçek yaşamda aramız­da herhangi bir yakınlık söz konusu değildir genellikle. Ama düşle­rimizde, birdenbire sevgilimiz olarak beliriverirler. Çoğu insan, gece böyle bir düş gördükten sonra ertesi gün normal yaşamda bu in­sanlarla yüz yüze geldiklerinde, kendilerini biraz garip, hatta rahat­sız hissederler. Düşlere verilen geleneksel mistik önemden etkile­nenler de, tanıdık bir insanla ilgili bu tür bir düş gördükten sonra “Acaba onun bana böyle bir ilgisi ya da eğilimi mi var?” sorusunu sorarlar.

Sizin düşleriniz, genellikle sizin yaşamınızla ve dolayısıyla sizin duygularınızla ilgili ipuçları sunarlar. Yani yakınınızdaki bir in­sanla ilgili gördüğünüz romantik bir düş, onun size olan değil, muhtemelen sizin ona olan ilginizi açığa vuruyordur sıklıkla. Ama bazen, daha önce de zihin­sel süreçlerin işleyişinden söz ettiğimiz gibi, belleğinizce kaydedilen ama bilincinizce algılanmayan kimi verileri yanyana getirir. Düşleriniz, söz konusu in­sanın size olan ilgisini de keşfedip vurgulu­yor olabilir. Romantik düşlerle ilgili bu tür ge­nel yargılara varmadan önce, çok ilginç bir başka nok­tayı vurgulayalım: Bazen, böyle bir düşün, “karşılıklı ilgi ve aşk” ile hiçbir ilgisi yoktur! Yani ne o size bir ilgi duymakta­dır, ne siz ona. Ama bir biçimde düşünüz bu insanı “romantik ilişki” deseniyle birlikte kullanıp, size başka bir şey anlatmaya çalışmakta­dır.

Çoğu kişi, düşünde bir işyeri arkadaşı, bir mahalle komşusu ya da televizyondan tanıdığı bir ünlüyle ilgili romantik ya da cinsel dene­yimler yaşadığını gördükten sonra, uyandığında şaşkınlığa düşer. Çünkü bu insana gerçek yaşamda hiçbir şekilde duygusal ya da cin­sel yakınlık duymuyor, dahası, onu çekici bile bulmuyordur. Eğer ro­mans ve cinselliğin rüyalarda çok başka durumları açıklamakta da kullanıldığını ve görülen bu tür bir rüyanın aşk ya da cinsellikle hiç­bir ilgisi olmayabileceğini bilirseniz, hiç de şaşırtıcı gelmeyecektir bu durum size. Düşünüzde o insan “sevgiliniz” olarak belirmiştir. Çün­kü ondan hoşlanmasanız bile söz konusu kişi sizin için bir erdemi ya da bir değeri simgelemektedir. Dürüstlük, zekâ, adalet duygusu ya da beceri gibi. Dolayısıyla burada o insanla değil, o insanın sahip olduğunu düşündüğünüz nitelikle ilgili bir “aşk” söz konusudur.

Düşlerimizdeki Cinsel Münasebetler

Kendi eşiniz ya da sevgiliniz, çok büyük sıklıkla düşlerinizde de ken­dini temsil eder. Onunla ilgili gördüğünüz romans ya da cinsellik içe­ren düşünüz, gerçek yaşamdaki ilişkinizin işleyişi üzerine kafanıza takılan sorunlarla ya da olumlu yanlarla ilgili olabilir daha çok. Ba­zen de, geçmişte yaşadığınız bir kırgınlık, üzerinden zaman geçme­sine ve ikinizin de olayın üzerine bir sünger çekmiş olmasına rağ­men, düşlerinizde yeniden ortaya çıkabilir. Bu, çoğunlukla aynı incin­meyi yeniden yaşama kaygısıdır ve gerçek durumla hiçbir ilgisi bu­lunmayabilir.

diyanet rüya yorumcuları ve rüyada sevişmek

Hayali sevgililer, daha önce de değindiğimiz gibi sıklıkla yetişkinliğin ilk evrelerinde ortaya çıkar ve yaş ilerledikçe seyrekleşir. Bunlar ge­nellikle, sizin ideal “ilişki prototipi”niz için aktör görevi üstlenirler: Sevecenlik, anlayışlılık, çekicilik gibi niteliklerle ideal biçimde dona­tılmışlardır. Yaşam deneyimleri arttıkça, düşsel sevgililerin yerini gerçek kişiler almaya başlar. Ama bunlar da çoğunlukla sizin onlar­da saptadığınız bir ya da birkaç olumlu yönün abartılmasıyla vurgu­lanır düşlerinizde. Geçmişte yaşadığınız bir ilişkideki partnerinizi yıl­lar sonra benzeri bir heyecan duyarak düşünüzde görmeniz hâlâ onunla birlikte olmak istediğinizi değil, onun sahip olduğu bir ya da birkaç niteliğe hâlâ çok önem verdiğinizi gösterir.

Sık Rastlanan Düş Örgüleri

En çok karşılaşılan cinsel ağırlıklı düş örneği, partnerinizle bir türlü baş başa kalamadığınız ve yakınlaşamadınız durumları sergileyen düşlerdir. Birlikte sessiz ve sakin bir köşe ararsınız ama her yerde başka insanlar vardır. Gizli ve kuytu bir köşe bulmaya çalışır ama bunda başarılı olmazsınız bir türlü. Tam uygun bir yere geldiğinizde, birden başka bir engel ortaya çıkar.

Uzmanların “sevişecek yer bulamama” kod adıyla andıkları bu tipik düş, ilginç bir biçimde, cinsellikle ilgisi olmayan bir anlama sahiptir ve günlük yaşamınızda mahremiyetinizin ihlal edildiğini düşündüğü­nüz; kendi kendinizle baş başa kalma fırsatı bile bulamadığınız dö­nemlerde ortaya çıkar. Bazen de, eğer düşünüzde sevişmeyi istediğiniz kişi gerçek sevgilinizse, düşünüzde karşınıza çıkan engeller, gerçek yaşamda ilişkinin yolunda gitmemesine neden olan faktörle­ri simgeliyor olabilir.

Bir başka sık rastlanan düş modeli, “yarıda kalan sevişme” teması­nı içerir. Eşinizle ya da sevgilinizle baş başasınızdır ama birbirinize dokunacağınız anda başka birileri belirir ortalıkta; odanıza yabancı­lar girer ve siz duraklarsınız. Bu tür düşler, genellikle süregiden iliş­kinizdeki yakınlığı zedeleyen ve size özel anlara ayak basan kişi ya da faktörlere işaret eder. Eğer yatak odanızda sevgilinizle sevişecek­ken kapı açılıyor ve içeri elinde dosyalarla patronunuz giriyorsa, işi­niz ve iş yaşamınız özel yaşamınızın sınırlarına fazlasıyla girmeye başlamış demektir.

düşlerde yapılan cinsel münasebet

Daha çok kamuoyunun gözü önünde olan, tanınmış kişilerin sık sık karşılaştığı bir düş modeli de, başka insanların gözü önünde seviş­me temasını içerir. Bu düşlerde, sevgilinizle ya da hoşlandığınız bi­riyle, parkta, otobüste ya da metroda sevişirken bulursunuz kendi­nizi. Herkes size bakmaktadır ve bu sizi öfkelendirir; ama aldırma­mış görünürsünüz. Yaşamları kameralarla paparazziler tarafından sü­rekli izlenen ve özel yaşamları taciz edilen insanlar, bastırmaya ve bi­linçaltına itmeye çalıştıkları rahatsızlıklarıyla bu tür düşlerde sık sık yüz yüze gelirler.

Rüyanızı yazın, yorumlayalım

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

error: İçerik korunmaktadır !!